Kayıtlar

Mayıs 24, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
                                ilham perileri Yağmur bütün gece taş sokaklara vurmuştu. Şehrin üstüne çöken sis, kulelerin tepelerini yutuyor; dar pencerelerden sızan soluk mum ışıkları bile karanlığı dağıtamıyordu. Genç kâtip Elyas, manastır kütüphanesinin en üst katında tek başına oturuyordu. Önündeki parşömen saatlerdir boştu. Mürekkep kuruyor, şöminedeki ateş sönüyor, ama tek bir cümle bile yazamıyordu. Çünkü üç gecedir aynı rüyayı görüyordu. Rüyasında, yüzünü asla seçemediği biri ona yaklaşırdı. Uzun siyah bir pelerin taşır, ince parmaklarıyla kulağına bir şeyler fısıldardı. Elyas uyandığında sözleri hatırlayamazdı… ama içinde açıklayamadığı bir özlem kalırdı. Ve o geceden sonra yazdığı her satır… kusursuz olurdu. Elyas titreyen eliyle yeni bir mum yaktı. Tam o sırada… Kütüphanenin en dip raflarından birinde, zincirlenmiş eski kitaplardan biri kendi kendine yere düştü. Güm. Ses taş odada yan...