10.05.2020
Koskoca evde kediler ile beraber kalıyorum, karantinadan dolayı
ailemin yanına gidemedim, o yüzden karantina bitene kadar bu yalnızlığa
mahkumum.Yalnızlık: Kiminin tercihidir, kiminin mecburi seçimi ,kimide onca
kalabalığa rağmen kendini yalnız hissediyordur benim gibi. Uykuya geçmeden önce
lucid rüya görmek amacıyla biraz egzersizler yaptım bu sefer lucid rüya görmeyi
umut ediyordum görmeliydim çünkü bu sefer rüyamı ben yönlendirecektim. Belki bir
kedi olmayı isterdim ya da uçmak , ya da rüyamda ünlü birinin yanına
gidebilirdim ya da en çok özlediğim ailem ile beraber vakit geçirirdim...
Onca yaptığım egzersiz boşa çıktı yine ne uçabildim ne de diğer
söylediklerimi yapabildim fakat başka eğlenceli birşey oldu rüyamda büyü
yapıyordum buda istediğim şeylerden bir tanesiydi kontrol bende değildi ama
olsundu eğlenceliydi. Şimdi gördüğüm rüyaya bir giriş yapalım.
Gözlerimi kapatıp kendimi karanlığa doğru bıraktım sonu olmayan bir boşlukta
düşüyorum ve ne olduğunu anlamadan karanlık bir oda da kendimi aynada
bakarken buluyorum. Bu kişi ben değilim hayır aslında benim ama beden bana
ait değil.Gözlerim,saçlarım,ağzım ,burnum ve memelerim bunlar gerçek hayatta
ki bana ait değiller ama vücudun içinde ben varım bir başkası olmuştum bir
başkasına dönüşmekte eğlenceli olsa gerek.
Oda sanki bir kalenin odası gibiydi ampul ya da priz falan yoktu sadece
meşaleler , bir tane kocaman pencere ve içeri girip aydınlatmaya
çalışan güneş ışığı... Uzun süre aynada kendimi inceledim mutsuzdum bu
mutsuzluğun sebebi çirkinlik ve uzun süre yalnız olmam olmalıydı
sevilmiyordum bile...Benim aynada gördüğüm kız aslında çirkin bir kız
değildi aksine kızıl kıvırcık saçları, masmavi bir gözü ve bembeyaz bir teni
vardı.Sadece bunları söylemem bile güzel olduğunu kanıtlamaya yeter de
artar. Fakat çirkinmiş gibi düşünmemi sağlamaya çalışıyordu beynim çok garip
bir durum ,bunu daha fazla nasıl açıklayabilirim bilmiyorum. Birden odaya
çirkin mi çirkin bir kız geldi ve ayaklarıma kapanıp bana onu güzelleştirmem
için yalvardı. Bunu nasıl yapacağımı bilmediğimi söyledim. Bana "BÜYÜNÜ
KULLAN BÜYÜNÜ" Dedi ve birşeyler uzattı bana, avuçlarıma dökülen şey
altındı. İyi ama nasıl büyü kullanacaktım ki ? Diye düşünürken odayı daha
net görmeye başladım aynada kendime bakmaktan kör olmuş olmalıydım. Etrafta
3 tane duvara yaslanmış farklı renk ve şekillerde asa vardı onların hemen
yanında büyüklü küçüklü kazanlar vardı asalardan bir tanesini seçip kıza
baktım ve içimden güzelleşmesini diledim ve oldu ,kız eski halinden çok daha
iyi görünüyordu. O kadar mutlu oldu ki sevincinden teşekkür etmeyi unutup
koşa koşa çıktı. Kapıyı açık gören her çirkin kişi odaya dalıp güzelleşmek
istediğini söyledi ve dediklerini yaptım artık güzelleşmek isteyen insan
kalmadığına göre sıra bendeydi...Deniyorum deniyorum olmuyor,sorunun asada
olduğunu düşünüp diğerlerini alıp denedim fakat sonuç hüsran bir türlü
güzelleşemiyordum.Asaları bırakıp elimle büyü yapmayı denedim olmadı ve
neredeyse ağlayacaktım. Ağlamadım. Kalenin penceresinden insanlara
bakıyordum özellikle güzel olan kızlara bakıp kıskançlık krizine giyordum ve
sürekli güzel olmayı diliyordum acaba bir gün ben de güzel olabilecek
mıydım?. O da ne aman Tanrım!! Altın uzun saçları, masmavi gözü üstünde ki
beyaz salaş gömlek altında kahverengi pantolon ve siyah postallar.Sanki
Leonardo di caprio, erkek atın üzerinde ilerliyor bütün herşeyi
unutup ona odaklandım "AŞIK" olmuştum. Atı beyaz değildi olsaydı beyaz atlı
prensim diyebilirdim ama onun atı kahverengi idi. Atlı çocuk kalenin önünde
durdu ,atından indi ve kaleye girdi... kalbim çok hızlı çarpmaya başladı
acaba nereye gidiyordu burda ne işi vardı diye düşünüp odadan çıkacak iken
arkamı döndüğümde onunla çarpıştım ve göz göze geldik bakışıyorduk ve
uyandım dermişim hahahaha hayır hayır burda bitmedi. Uzun süre bakışmaya
devam ettik ve bir yerlerden müzik çalıyordu nerden geldiğine dair bir
fikrim yok önümde eğilip elini uzattı hiç düşünmeden elini tuttum ayağa
kalktı ve dans etmeye başladık odam az önce size anlattığım gibi değildi
renklenmeye başladı ve bir sürü ayna ortaya çıkmaya başladı aynalara bakmak
istemiyordum sadece ona kahverengi atlı prensime bakmak istiyordum ama
aynada kendimi görünce çok şaşırdım o yüzden onunla barışmayı kestim.
Dans etmeyi bırakıp aynadalardan birine geçip kendime tekrar bakıyordum
kahverengi atlı prensimde arkadan geldi sarılıp bana baktı ve "Çok güzelsin"
dedi. Artık çirkin görünmüyordum gözlerimde ki perde kalkmış gibiydi. Peki
beni güzelleştiren neydi ? Bir büyü mü ? Yoksa hep güzeldim de ben mi
fark etmiyordum.Fark etmemi sağlayan kahverengi atlı prensim miydi?

Bir an once devamının gelmesini bekliyorum
YanıtlaSilherşeyin zamanı vardır...
Sil<3 <3 <3
YanıtlaSil:)
Sil